Bel Fıtığı Evreleri

1917

Bel fıtığı nedir?

Kemik yapıdaki omurların birbirine temasını engelleyen diskler jelatinöz kıvamdadır ve araba amortisörü gibi işlev görür. Diskler gündelik hayatımızda omurlar üzerine binen yükün omuriliğe zarar vermesini engeller.

Jelatinöz yapıdaki disk içeriğinin disk dışına taşmasına “anulus” adı verilen zar yapı engel olur. Disk çevresindeki bu zar bazı kişilerde çeşitli nedenlerle dayanıksızdır ve ani yükle karşılaştığında bombeleşir, yırtılır.

Zarın dayanıksızlığı doğuştan olabileceği gibi birçok faktöre bağlı da gelişebilir. Sigara içiciliği bu zarın dayanıksızlaşmasında suçlanan faktörlerden sadece biridir.

Bel ve karın kasları sayesinde ani yüke karşı gelebilen omurgamızda bu kaslardaki zayıflık ile yükün büyük bir kısmı disk üzerine biner. Sonuçta bahsi geçen zar yırtılır ve disk içeriği zar dışına çıkar. Bu duruma fıtık adı verilir.

Bel fıtığı evreleri nelerdir?

  • Bel fıtığında 1. evre: Disk çevresindeki zar bu travma ile yırtılırsa jelatin yapı disk dışına çıkar. Asidik yapıdaki disk içeriği etrafındaki sinirlerde zararlanma ve iritasyon yaratır. İritasyon sonrası koruma mekanizması olarak kaslar spazma girer.

    Bel fıtığında ilk olarak belde kas spazmı ve hatta bel kilitlenmeleri görülür. Hastanın her hareketi şiddetli ağrılara neden olur. Çoğu zaman kendini sınırlayan ve kendi kendine iyileşebilen bu durum iyileşemez ve uzun sürerse daha ciddi sonuçlara sebep olabilir. Bu dönemde ilaç tedavisi genellikle yeterli olur.

    İlaç tedavisine rağmen kas spazmı devam ederse ileri tedavi yöntemlerini uygulamak gerekir. Sadece bel ağrısı varlığında girişimsel tedavi yöntemleri genellikle tedavide yeterli olur.

  • Bel fıtığında 2. evre: Yırtılan zardan taşma devam ederse belden kalça ve bacağa yayılan ağrı başlar. Zardan dışarı taşan disk içeriğinin (fıtık) sinire temasını arttıran yürümek, uzun süre oturmak gibi hareketlerler bacağa yayılan ağrıya neden olur.Fıtığın yerine göre bazen belirli pozisyonda yatmak dahi ağrıyı arttırabilir. Bu evrede ayağa yayılan uyuşukluk hissi olabilir.

    Bel fıtığı en sık omurgadan çıkan siyatik sinir bölgesinde görüldüğü için bu durum siyatik sinir basısını ifade eden siyatalji olarak tanımlanır.Siyatalji ivedilikle tedavi edilmelidir. Tedavi edilmez süreklilik olursa siyatik sinir hasarlanmaya başlar.

  • Bel fıtığında 3. evre: Fıtığın büyüklüğüne bağlı olarak sinir basısı devam eder sinir zedelenmesi artar, bacakta ciddi uyuşukluk ve güç kaybı başlar. Güç kaybı en çok ayak ve ayak parmaklarında ortaya çıkar. Hasta topuk veya parmaklar üzerinde yürümekte zorlanır. Bu evrede şiddetli bel ağrısı azalır, kalça ve bacak ağrısı artar.
  • Bel fıtığında 4. evre: Sinir zedelenmesi şiddetlenir, ayaktaki güç kaybı artar. Bu evrede ağrı bazen çok şiddetli bazen ise azaldığı, güç kaybının arttığı görülür. Bu durum sinirin şiddetli ve geri dönüşümsüz hasarlanmaya başladığının bir göstergesidir.
  • Bel fıtığında 5. evre: Bacak ağrısının niteliği değişir; yanma acıma şeklinde ağrı başlar. Güç kaybı net olarak hissedilir. Basit temaslar dahi yanıcı, rahatsız edici ağrıya neden olur. Sinir hasarı sonrası görülen nöropati denen bu ağrı tipinde ilaç tedavileri ağrıyı dindirmekte yetersiz kalır.

Bel fıtığı ameliyatı olmalı mıyım? Ne zaman ve hangi yöntem uygun?

Bel fıtığında tedavinin nasıl olacağının en iyi belirleyicisi yapılacak muayenedir. MR; fıtığın yerinin tam tespitini ve taşan kısmın boyutunu belirlemek için gereklidir. Fıtık her an büyümeye devam edebileceği için yakın zamanlı MR tetkiki önerilir.

Fıtığın boyutu klinik seyirin tahmininde ve tedavi seçiminde yol gösterici olacaktır, ancak MR sonucu tedavide asıl belirleyici değildir. Çok büyük bir fıtık zararsız olabileceği gibi küçük bir fıtık şiddetli ağrılara ve sinir hasarına sebep olabilir.

Fıtığın boyutu önemli olmasına karşın, fıtığın sinir ile temas miktarı daha önemlidir. Bazen büyük bir fıtık sinirden uzak olması nedeniyle çok az şikayet yapabilir ve hatta bazen rastlantısal olarak tespit edilir.

MR da fıtık tespit edilmiş olması ameliyat nedeni değildir. Dolayısıyla MR sonucuna bakarak bir hastanın ameliyat olup olmayacağına karar vermek doğru değildir. Doktorunuza MR raporunu göstererek sadece fikir alabilirsiniz, fıtıkta tedavi yöntemi rapor ile belirlenemez.

Bel MR ında fıtık birçok kişide görülebilir. Önemli olan MR da görülen fıtığın hastanın şikayetine neden olup olmadığıdır.

Bel fıtığı tedavi yöntemleri nelerdir?

  • İlaç tedavisi: Her evrede ilaç tedavisi uygulanabilir. İlaç tedavisinin tek amacı ağrı kesmek değildir. İlaçlar bel fıtığında ödem giderici etkisi için kullanılır. 1 hafta ilaç tedavisinden fayda görülmediğinde diğer tedavi yöntemleri planlanmalıdır.

    Evre 3 ve sonrasında tedaviye ek olarak verilebilir ancak tek başına ilaç tedavisi yetersiz kalır.Geçmiş yıllarda bel fıtığı tedavisinde kortizon sık uygulanan bir tedavi yöntemiydi.Kas içine verilen veya ağızdan alınabilen kortizon tedavisi artık terk edilmiştir. Fıtığın tedavisinde etkisiz olan bu uygulama beraberinde birçok yan etkiye neden olmaktadır.

    Vücudun tüm hormon dengesini bozarak hastada ciddi sıkıntılara neden olabilmektedir. Kortizon düşük dozlarda tam fıtık ve sinirin üzerine verildiğinde etkin bir tedavi yöntemidir ancak bu uygulama ameliyathane şartlarında yapılabilir.

  • Fizik tedavi: Fıtığın tedavisinden çok ödemin ortadan kaldırılması ve karın-bel kaslarının kuvvetlendirilmesi amacı ile yapılır. Ağrılı dönemde yapıldığında ağrıyı arttırırsa tedaviye ara verip ağrı ortadan kalktıktan sonrası için planlanması uygun olur.
  • Girişimsel yöntemler: Fıtığı çıkartmadan, fıtığın küçültülmesi veya fıtığın zarar verici etkisinin ortadan kaldırılması prensibi tedavinin amacıdır. Dokulara zarar verici etkisinin az olması en önemli avantajıdır. Cerrahi olarak fıtık çıkartılırken anulus denen zarda ki yırtığın büyüyebilir olması fıtığın tekrarlama riskini arttırır.Fıtığın çıkartılmasına gerek olmadan tedavi imkanı sağlayan girişimsel yöntemler zardaki yırtığın küçük olduğu durumlarda ilk başvurulması gereken yöntemler olmalıdır. Dolayısıyla ilaç tedavisine yanıt vermeyen evre 1 ve 2 fıtıklarda açık cerrahi değil girişimsel tedavi yöntemleri uygun olur. Evre 3 fıtıklarda ise hastanın açık ameliyat istememesi veya ameliyat olamadığı durumlarda tercih edilebilir.
  • Endoskopik cerrahi: Mikrodiskektomiye göre daha az doku hasarı verir. Cerrahi sonrası oluşan doku yapışıklığı hem ağrıya sebep olabilir hem de tekrar ameliyat yapılması gerektiğinde ameliyatı zorlaştırır. Endoskopik diskektomi sonrası yapışıklık görülmemesi bir avantajdır.Ancak bu ameliyat her fıtığa uygulanamaz ve bu konuda deneyimli hekimler tarafından yapılmalıdır. Endoskopik cerrahi ile her zaman fıtık çıkartılamayabilir. Bu durumda cerrahın mikrodiskektomi ameliyatına geçmesi daha doğru olacağı için ameliyatın hem endoskopik cerrahi hem de mikrodiskektomi konusunda deneyimli hekimler tarafından yapılması daha uygun olur.
  • Mikrodiskektomi: Bel fıtığına bağlı ciddi güç kaybı olması durumunda tercih edilir. Tekrarlama olasılığının olması, cerrahi sonrası ağrının devam edebilir olması nedenleri ile sadece gerekli olduğu zaman yapılmalıdır. Evre 4 de tercih edilmelidir.Evre 3 de girişimsel tedaviden fayda görmeyen hasta da tercih edilir.
  • Platin (entrümantasyon) uygulaması: Çok seviyeli fıtık ameliyat

Yırtılan zarın tamiri mümkün olmadığı için fıtığın çıkartılması çözüm getirmeyebilir. Fıtığın taşan kısmı tamamen çıkartılsa da aynı yerden tekrar fıtıklaşmasını engellenemez.

19.9.1968 yılında doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladı. 1994 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinden Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanlığını aldı. Uzmanlık eğitimi sürecinde çalışmalarını girişimsel ağrı tedavisi konusunda yoğunlaştırdı. Uzmanlık eğitimi ve sonrasında birçok algoloji kliniğinde gözlemci olarak çalıştı. 2004 yılında Bayındır Hastanesinde ağrı polikliniği hizmetlerini ve girişimsel ağrı tedavi uygulamalarını başlattı. Özellikle omurga ağrısı ve tedavisi konusunda yoğunlaşan ilgisi nedeniyle birçok ülkede eğitim programı ve kongreye katıldı. Girişimsel ağrı tedavileri konusunda toplantı ve eğitim programları düzenledi. Minimal invaziv omurga tedavisinde uyguladığı girişimsel ağrı tedavilerine ek olarak endoskopik diskektomi ve epiduroskopi, su soğutmalı diz radiofrekans konularında Kore, Almanya, İtalya ve Polonya’da sertifika programlarına katıldı. “World Congress of Minimally Invasive Spine Surgery” ve “Spine Expert Group” toplantılarında konuşmacı olarak bulundu. Dünya Endoskopik Disk Cemiyetinde Türkiye adına kurucu üye olarak görev yapmaktadır. Katıldığı Bilimsel Toplantılar, Paneller ve Kurslar Nöropatik ağrı (Antalya-2004) World Congress of Minimally Invasive Spine Surgery 2014 Percutaneus Disc Coagulation Therapy. 2011. Konkuk University Medical Center, Korea. Lomber ve servikal bölge ağrılarında faset ve foraminal bloklar (2009) Doğum analjezisi (HUTF-2001) Spine Expert Group Annual Meeting, 2014 İstanbul Minimally Invasive Spinal Surgery (MISS) Course at Wooridul Hospital, Seul, Korea. III. International training course for full-endoskopic operations of the lumbar, thoracic and cervical spine. 2013 İstanbul, Türkey . Medikal Ozon Oksijen Derneği Eğitim Programı (2006) Epiduroscopy: Explaration and treatment of the epidural space. 2012, Porto Viro World Congress of Minimally Invasive Spine Surgery 2017 Katıldığı Kongre ve Sempozyumlar Baş boyun ağrılarında invaziv tedavi yöntemleri (Samsun-2002) Pain in Europe V Ulusal Ağrı Kongresi (İstanbul 2012) Anestezi Kış Sempozyumu (Uludağ, 1999) Pediyatrik anestezi ve reanimasyon kongresi (İstanbul- 2000) Deprem ve Travma Sempozyumu (AÜTF-2000) 9. Kış Sempozyumu:Regionel anestezi (Uludağ-2001) Üst ekstremite blokları (SSK 2001) Yoğun Bakım Kongresi (İstanbul-2001) TARK 2001 (Antalya) Düşük akımlı anestezi (Mudanya-2002) Antidotlar-Mekanizmaları-Anestezide Antidotlar-Kimyasal Terorizm-Önlenmesi-Tedavisi (Ankara-2002) TARK 2002 (Antalya) 6. Ulusal Ağrı Kongresi (İstanbul-2003) TARK 2003 XXIII Annual Congress ESRA Athens 2004 Nöropatik Ağrı Günü ( Antalya- 2004) TARK 2004 8. Ulusal Ağrı Kongresi (İstanbul 2005) 6. Bölgesel Ağrı Sempozyumu (İzmir 2004) 7. Bölgesel Ağrı Sempozyumu (Ankara 2005) 8. Bölgesel Ağrı Sempozyumu (2006) 10. Ulusal Rejyonal Anestezi Kongresi (2009) 10. Ulusal ağrı 9. Ulusal Rejyonal Anestezi Kongresi (2008) TARK 2007 TARK 2009 TARK 2011 TARK 2013 TARK 2017 Bilimsel Ödül “Öztürk E, Zinnuroğlu M, Sezer ÖA, Gökyar İ, Beyazova M, Kaya K. Perinöral uygulanan sinir iletimi üzerine etkisi” başlıklı çalışma 2003 Ulusal FTR kongresinde en iyi üç sözlü bildiriden birisi ödülüne layık görülmüştür. Bildiri ve Yayınlar Gökyar İ. Bel Ağrısında Tanı ve Tedavi. Clinic Medicine 25-48,1:2007 Gökyar İ, Şimşek A, Özden R, Cila E, Babacan A. Ortopedik hastalar kanser hastalarında tedavi ve yaklaşımlarımız (Ortopedik Onkoloji Kongresi – 2002) Önder M, Özden MG, Akçalı DT, Gökyar İ, Babacan A, Atasever T. Bir Behçet olgusunda raynaud fenomeninin tanısı ve tedavisi (TARK-2000) Bloguyla Kombine Edilen Parasakral ve Posterior Siyatik Sinir Blok Tekniklerinin Karşılastırılması” Turk J Anaesth Reanim 2013; 41: 171-4. Öztürk E, Gökyar İ, Sezer ÖA, Günaydın B, Karadenizli Y. Mastektomi ve yüksek torakal epidural anestezi: Ciddi koroner veya pulmoner hastalığı olan üç olgu. (Anestezi Dergisi, 68-72;12:2004) Öztürk E, Zinnuroğlu M, Sezer ÖA, Gökyar İ, Beyazova M, Kaya K. Effects of perineural on sensory and motor conduction of ulnar nevre.(J Opioid Manag 2008 Nov-Dec;4(6):345-9. Öztürk E, Çok OY, Sezer A, Gökyar İ, Tuncer B, Güngör İ, Günaydın B, Çelebi H. General anesthesia with laryngeal mask airway during magnetic resonance imaging scanning in childhood. (Rivista di Neuroradiologia 521-527; 17:2004) Çelebi H, Öztürk E, Gökyar İ. Türkiye’de spinal anestezi uygulama profili. ( Anestezi Dergisi 57-62;13:2005) Özköse Z, Günaydın B, Gökyar İ, Şare M. GÜTF Acil Servisindeki yıllık arrest olgularının retrospektif analizi (1999 Anestezi Kış Sempozyumu-Uludağ) Özköse Z, Büyükaşık A, Ünal Y, Pampal K, Gökyar İ, Karadenizli Y. GÜTF Anesteziyoloji AD’nın Marmara Depremi sonrası izlenim ve yaklaşımları (Anestezi Dergisi Deprem Eki) Yurtlu S, Gökyar İ, Ünal Y, Günaydın B, Çelebi H. Pediatrik laringeal maske yerleştirilmesinde retrospektif analiz (TARK- 2000) Alkan M, Gökyar İ, Sezer ÖA, Karadenizli Y. Bartter sendromlu hastada anestezik yaklaşım (Anestezi ve Hipertansiyon Sempozyumu, Belek-2001) Özköse Z, Gökyar İ, Çok OY, Akçalı DT. Lomber diskektomilerde sırtüstü ve yüzüstü pozisyondaki ekstübasyonun hemodinami ve ayılma üzerine etkileri (Anestezi ve Hipertansiyon Sempozyumu, Belek-2001) Ünal Y, Sezer ÖA, Gökyar İ, Babacan A. Oftalmik postherpetik nevraljide servikal epidural Ket…. uygulaması (TARK-2002) Kurtipek Ö, Sezer ÖA, Gökyar İ, Güngör İ, Alkan M, Babacan A. Ağrı tedavisinde termografik takiplerimiz (TARK-2002) Öztürk E, Gökyar İ, Sezer ÖA, Babacan A. Kronik ağrı tedavisinde kontinü popliteal sinir bloğu (TARK-2002) Öztürk E, Gökyar İ, Sezer ÖA, Kaya K. Yüksek riskli bir olguda bilateral popliteal siyatik sinir bloğu. (TARK-2002) Öztürk E, Gökyar İ, Tuncer B, Çelebi H. Kombine lumbosakral pleksus + siyatik sinir bloğu: Riskli bir olgu nedeniyle. (TARK-2002) Çelebi H, Öztürk E, Gökyar İ. Türkiye’de spinal anestezi uygulama profili. (TARK-2002) Öztürk E, Gökyar İ, Günaydın DB, Çelebi H, Babacan A, Kaya K. Lumbar pleksus bloğuyla kombine edile parasakral ve posterior siyatik sinir bloğu tekniklerinin karşılaştırılması. (TARK-2002) Öztürk E, Çok OY, Sezer A, Gökyar İ, Tuncer B, Güngör İ, Günaydın B, Çelebi H. General anesthesia with laryngeal mask airway during magnetic resonance imaging scanning in childhood. (8th Symposium of Pediatric Anaesthesia, İstanbul-2003) Öztürk E, Erbaş G, Gökyar İ, Kılıç C, Babacan A. Bilgisayarlı Tomografi Rehberliğinde Anterior Çölyak Ganglion Bloğu (Ağrı Kongresi, İstanbul-2003) Öztürk E, Gökyar İ, Kanatlı U, Çizmeci P, Kökten G, Babacan A. Ayak cerrahisi sonrası postoperatif analjezi amaçlı kontinu popliteal blok (Ağrı Kongresi, İstanbul-2003) Beyazova M, Öztürk E, Zinnuroğlu M, Gökyar İ, Babacan A, Kaya K. Effect of perineurally adminestered on nerve conduction. (EFIC, Prag-2003) Öztürk E, Zinnuroğlu M, Sezer ÖA, Gökyar İ, Beyazova M, Kaya K. Duyu ve motor lifler içeren sinire perinöral uygulanan sinir iletimi üzerine etkisi. (Ulusal FTR Kongresi, Belek-2003) Gökyar İ, Çizmeci P, Kökten G, Sezer OA, Öztürk E, Babacan A, Kaya K. Comparison of combination of 3-in-1 block and sciatik nevre block or infusion in knee arthroscopy. ( XXIII Annuel ESRA Congress, Greece, 2004) Gökyar I, Oztürk E, Celebi H. The evaluation of plain 0.5% and 0.25% for continuous spinal anaesthesia ( XXIII Annuel ESRA Congress, Greece, 2004) Özkaynar E, Gürel A, Gökyar İ, Yavuz H. Postoperatif analjezide kullanılan yöntemleri etkinliğinin geriye dönük değerlendirilmesi. ( 9. Ulusal Ağrı Kongresi 2007) Beyazova M1, Öztürk E, Zinnuroğlu M, Gökyar I, Babacan A, Kaya K. Effects of perineural on nerve conduction of sural nerve. Agri. 2011 Apr;23(2):51-6. Ertan Öztürk, İsmail Gökyar, Berrin Günaydın, Hülya Çelebi, Avni Babacan, Kadir Kaya. Lomber Pleksus

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here