Bel ağrısı Tedavisi Ankara

En sık doktora başvuru sebeplerinden biri olan bel ağrısı birçok nedene bağlı olabilir. Bel ağrısının süresi, yayılımı (bacaklara, kalçalara), ağrı kesicilere verdiği yanıt, şiddeti gibi birçok faktör tanısında önemlidir.

Omurga nedir?

Omurga; omur denilen kemikler, kemiklerin sürtünmesini önlemek için diskler (omurganın amortisörleri, omurlar arası yastıkçıklar), omurların birleştiği eklemler (faset eklem), bu yapıları bir arada tutan kaslar, bu yapılara beyinden gelen uyarıları ileten sinirler ve en ortada korumaya alınmış omurilikten oluşur. (ŞEKİL)

Bel ağrısının nedenleri nelerdir?

Omurgayı oluşturan her bir yapıya bağlı bel ağrısı gelişebilir. Bilindiğinin aksine bel ağrısının en sık nedeni bel fıtığı (disk hernisi) değildir.

Sık karşılaşılan bel ağrısı sebepleri;

  • Bel kaslarından kaynaklanan ağrılar
  • Bel fıtığı (disk hernisi)
  • Diskin bozulması, dejeneratif disk hastalığı, diskojenik ağrı
  • Omurga kanalının daralması (dar kanal, spinal stenoz)
  • Siyatik sinir sıkışması
  • Omurların oluşturduğu eklemlerin kireçlenmesi-faset hastalığı
  • Başarısız bel cerrahisi hastalığı
  • Sakroiliak eklem hastalığı
  • Omurilik yaralanmaları
  • Disk iltihabı-diskit
  • Romatizmal hastalıklar
  • Omurga kemiklerinde kırık
  • Omurilik enfeksiyonları

Bel ağrımın nedeni ne olabilir?

Öncelikli olarak ağrının yeni başlangıçlı veya uzun süreli olması ayırıcı faktördür. Bel ağrısının yeni başlangıçlı, 1-2 gün içinde gittikçe azalan nitelikte olması, ağrının bel bölgesinde sınırlı olması genellikle zorlanma sonrası ortaya çıkan bel ağrısı nedenlerine bağlı görülür. Kas, disk veya kemik yapının zorlanmasına bağlı ortaya çıkabilir. Strain (zorlanma) olarak tıpta isimlendirilen bu durum genellikle basit ilaç tedavileri ile rahatlar, tetkik yapmaya gerek olmaz.

Ağrı süresi birkaç günü aşıyorsa, ilaçlarla rahatlamıyorsa, gündelik yaşantıyı bozacak kadar rahatsız ediyorsa ağrı nedenini tespit etmeye çalışmak gerekir.

1- Kas Zorlanmaları:

Ani ortaya çıkar. Ağrı genellikle beldedir, diz altına yayılmaz. Bazen ilaçlara geç yanıt verebilir ve gündelik yaşantıyı ciddi anlamda bozar. Kasın aşırı kasılması ile ağrı ortaya çıkar ve kas gevşemediği sürece devam eder. Kas gevşetici ilaçlar tüm vücuttaki kasları gevşettiği için büyük ve tek bir kasın hasarlandığı bu durumda tedavi edici olmaz ve hatta spazmı arttırabilir. Psuas sendromu denilen belin en büyük kasının spazmında çok şiddetli ağrı olur ve bel fıtığını taklit eder. Bu hastalarda MR’ında fıtık da varsa  dikkatli değerlendirilmezse ağrı psuas sendromuna bağlı olduğu halde boş yere ameliyat bile olabilir. Yine kalça ve bacağa vuran priformis kasının spazmı siyatalji yapar ve dikkatli değerlendirilmezse bel fıtığı ile çok karışır. Röntgen ve MR da kas yeterli görülemediği için tanı dikkatli değerlendirme ve muayene ile konulabilir. Bu hastalar bel fıtığı ameliyatı olurlarsa şikayetleri ne yazık ki geçmez. Daha fazla ağrı bile ortaya çıkabilir.

İlaç tedavisine yanıt vermeyen ve uzun süren kas strainlerinde tedavi girişimsel tedavi yöntemleri ile mümkündür.

MR da ağrı yapacak büyüklükte fıtık yoksa, belinizdeki ağrı nedeni tespit edilemiyorsa ve hatta ameliyata rağmen ağrınız devam ediyorsa bu kas sendromlarını araştırmak gerekir. Çok basit tedavisi olan bu sendromlar ne yazık ki gereksiz bel ameliyatlarına  sebep olabilir.

2- Bel Fıtığı (Disk Hernisi):

Fıtığın yerleştiği yere ve büyüklüğüne göre bulguları değişir. İlk ortaya çıkışı genellikle bele ani ve ters uygulanan bir yük ile olur. Diski çevreleyen zarın yırtılması ile diskin içindeki çekirdek dışarı çıkar (fıtıklaşır).Yırtılma ile disk içindeki asidik yapıda dışarı çıkar ve bel spazma girer. Özellikle fıtık orta hatta ise her basınç arttırıcı durumda (öksürme, ıkınma) ağrı spazmla birlikte tekrarlar. Diskin yapısı bozulur, kanlanması azalır. Hastada özellikle uzun süre oturmalar bel ve bazen kalçalara yayılan ağrıya neden olur. İlk kalkışlar, doğrulmalar belde ağrıya neden olur. MR da hem yırtık görülür hem de hasta disk diğerlerine göre siyah görülür. Siyah disk hastalığı denilen bu durum gündelik yaşantıyı bozar ve iş güç kaybına neden olur. Tedavisinde ameliyat son çözüm olarak görülmelidir. Ameliyat doğru zaman ve doğru yere yapılmazsa ne yazık ki sonuçları daha kötü olur. Tedavide öncelikle akılcı egzersiz (bel kaslarının ve karın kaslarının kuvvetlendirilmesi) tercih edilmelidir. İleri vakalarda girişimsel işlemler (anüloplasti, radyofrekans tedavileri, transforaminal enjeksiyon..) yüz güldürücüdür.

Yırtık büyür içindeki çekirdek daha fazla dışarı çıkarsa sinire baskı yapar. Bu durumda ağrı belden daha çok kalça ve bacağa yayılır. Genellikle diz altına inen ağrı ve uyuşukluk başlar. Bu sinirin hasar gördüğünü ve tedavi edilesi gerektiğinin bir göstergesidir. MR da birçok seviyede fıtık görülebilir. Ancak genellikle bir veya iki seviye tedavi edilmesi gerekecek şiddettedir. Hangi seviyenin suçlu olduğunun bulunması için test blokları en iyi tanı ve tedavi yöntemidir. Hızla ilerleyen ayak ve bacakta güç kaybı durumunda ameliyat akla gelmelidir. Aksi takdirde hemen ameliyata başvurmamak gerekir. Omurga vücudumuzu ayakta tutan çatıdır. Her ameliyat istenmese de bir miktar doku kaybına neden olur (mikrodiskektomi de dahil).  Yine girişimsel tedavi yöntemleri ile (Radyofrekans tedavileri, transforaminal enjeksiyon, lazer diskektomi gibi) ödem yok edilir veya disk küçültülerek doku kaybı yaratmadan, cerrahi kesi olmadan tedavi gerçekleştirilebilir. Üstelik bu yöntemlerin uygulanabildiği fıtıklarda tedavi sonrası hasta aynı gün ayağa kalkabilir. İşine dönebilir. Gereksiz ameliyat ihtimalinden kurtulur. Ameliyat ancak gerektiği zaman ve o fıtığa uygun doğru teknikle yapılmalıdır.

3- Kireçlenmeler (Spondiloz, Faset Sendromu):

Bel ağrılarının en sık sebeplerindendir. Genellikle orta yaşın üstünde görülür. Gençlerde daha nadirdir. Tipik olarak tek veya iki taraflı bel ağrısı yapar. Ağrı diz altına yayılmaz. Bazen kalça ve bacağın arka yüzüne yayılır. Sabah tutukluğu tipik özelliğidir. Sabah kalkmak, doğrulmak ağrılıdır. Gün içinde hareketle bel gevşer ve ağrı azalır. Akşam yorgunlukla beli aşağı doğru çekiyormuş gibi bir ağrı başlar. Yatakta sağa sola dönmek ağrılıdır ve hasta genellikle bacaklarını karnına çekerek yattığında daha rahat eder. MR da fıtık görülmesi hiçbir şey ifade etmez. Bu fıtık ameliyat edilse de şikayetler düzelmez. Diz altına ağrı yayılmadığında, bel ve kalçaya yayılan ağrıda beraberinde bel fıtığı olsa da fıtığı değil kireçlenmeyi öncelikle tedavi etmek gerekir.

Tedavisi yine öncelikle akılcı bel egzersizleri ile yapılır. Zaten birçok hasta kendi başına uyguladığı bu egzersizlerle rahatladığını keşfetmiştir. Hastalık ilerlediğinde hareket etmek ızdırap vereceği için hasta hareketten kaçınır, yürümeyi, bırakır ve kilo almaya başlar. Bu da hastalığı daha da arttırır. Egzersiz ve fizyoterapinin etkisiz olduğu bu hastalarda radyofrekans tedavileri, faset denervasyonu çok etkin bir tedavi yöntemidir. Denervasyon sonrası hasta rahat hareket etmeye ve egzersiz yapmaya, yürümeye başlar. Kireçlenme hareketsiz kalınca mutlaka tekrar edeceği için hastaya yaşı kaç olursa olsun bazı hareketler önerilir. Hasta yine de hareketsiz kalır ve hastalık tekrarlarsa bir süre sonra işlem tekrarlanabilir.

4-   Omurga kanalının daralması (Dar kanal, spinal stenoz):

Omurilikteki kireçlenmeler (faset eklem kireçlenmeleri), ufakta olsa fıtıklaşmalar, doğuştan omur kemiklerinin kısa olması nedenleri ile genellikle orta yaş üzerinde ortaya çıkar. Yaşlandıkça omurga da yaşlanır ve hastalık ilerler. Bu yapıların arasında korunaklı olarak yerleşmiş omurilik bulunur. Dar alanda kendi halinde duran omurilik yürüme ile kan almaya başlar. Kan alan omurilik şişer ve göreceli olarak omurlar arasında rahat duran omurilik sıkışır ve yürümeyi durdurmak zorunda kalır. Dinlenince kan azalır, omurilik tekrar küçülür ve hasta yürüyebilir.

Tipik özelliği yol yürümekle bacaklarda dermansızlık ortaya çıkması ve durma ihtiyacıdır.  Hasta bir süre dinlenir, öne eğilirse veya çömelirse bu his ortadan kalkar ve tekrar yürümeye başlar. Bu şikayetler bacak damar tıkanıklığında da olabileceği için mutlaka dikkatli değerlendirmeli ve ayırıcı tanısının yapılması gerekir.

Dar kanal hastalığında faset sendromu eşlik edebileceği için beraberinde yukarı da anlatılan kireçlenme bulguları ve benzer bel ağrısı şikayetleri eşlik edebilir. Bu hastaların yürüyüş sırasında öne doğru eğilerek omuriliği gevşetme istekleri gözle görülür bir şekilde kambur yürümeye neden olabilir.

Göreceli sıkışmayı azaltmak ve hastalığı tedavi etmekte girişimsel tedavi yöntemleri (Transforaminal enjeksiyon, radyofrekans tedavileri) çok etkindir. Hastalık ilerlediğinde tekrarlama ihtimali de vardır. Çok ileri dar kanallarda cerrahi ile omuriliği rahatlatmak gerekir.

5-  Omurga kayması (spondiloliztezis):

Omurları bir arada tutan bağların gevşemesi, küçük eklemlerin kırılması ile omurlarda bir veya birkaçının öne veya arkaya kayması ile meydana gelir. Kayma travma ile de ortaya çıkabilir. Kayan omurlar arasından geçen sinir sıkışırsa siyatalji şikayetleri yani yol yürümekle bacağa vuran ağrı ortaya çıkar.

Kaymayı durdurmak için vücut kireçlenmeyi arttırır. Bu durumda kireçlenme (faset hastalığı) bulguları ortaya çıkar. Dolayısıyla kayma çok şiddetli değilse siyatalji ve kireçlenmede olduğu gibi tedavi edilebilir. Gerektiğinde radyofrekans uygulamaları gibi girişimsel tedavi yöntemleri yapılır. Kayma çok şiddetli ise veya ilerliyorsa açık cerrahi ile omurları vidalamak gerekir.

6-Omurga kırığı (Çökme kırığı, osteoporotik omurga kırığı:

Osteoporoz ve dolayısıyla kemik erimesinin arttığı ileri yaşlarda ufak bir travma (düşme, çarpma, ani kalkma…) ile omurda çökme meydana gelmesidir.

Ağrı kısmen kireçlenme, faset hastalığına benzer. Yatakta dönme zorluğu, belde tutukluk olur. Ağrı diz altına inmez genellikle belde sınırlıdır. Daha çok orta ve üst omurlarda çökme olduğu için ağrı sırta kadar yayılır. Tipik özelliği ağrının kalkış anında ortaya çıkmasıdır. Hasta sabit durduğunda ağrı azalır. Hasta kalkmaktan, oturmaktan çekinir hale gelir. Ani başlar ve şiddetli bir ağrıdır.

İleri vakalarda girişimsel ağrı tedavileri veya omuriliğin kapalı çimentolanması (kifoplasti, vertebroplasti) ideal tedavidir. Erken dönemde korse ile de düzelme görülebilir ancak yakın takip gerektirir. Nadiren açık cerrahi gerektirir.

7-  Omurga enfeksiyonları (spondilit):

Belde şiddetli ağrı, özellikle gece ateşlenmeleri ile kendini gösterir. Dikkatli muayene ve değerlendirme ile tanı konulur. Ayrıcı tanısı mutlaka gerekir çünkü ilaç tedavisi ile vakit kaybetmek, gereksiz girişimsel tedavi ve cerrahiler hayatı tehdit edici sonuçlara neden olabilir.

8- Özel sendromlar:

Omurganın kendine özgün hastalık ve sendromları yukarıdaki tüm hastalıkları taklit edebilir ve tedavinin başarısız yapılmasına veya tedavi edilememesine neden olabilirler. Oldukça sık karşılaşılan Meigne sendromunda tek taraflı bel ağrısı bazen karına, bazen kasığa, bazen de kalçaya doğru yayılan ağrı yapar. MR gibi testlerde anlamlı bir bulgu saptanamaz. Tanısı asıl olarak hastanın şikayetine, muayene bulgularına ve test bloklarının sonuçlarına göre konulur. Kadınlarda daha sık görülen bu rahatsızlık tanı konulamayıp tedavi edilemediğinde hastayı sürekli bel ağrısı ile baş başa bırakır. Yansıyan karın ve kasık ağrıları nedeniyle kasık fıtığı, safra kesesi ameliyatı olan hastalar bile vardır.

Omurganın kendine özgün bu hastalıkları hiç de küçümsenmeyecek kadar sık görülür. Tedavisinde ve tanısında girişimsel ağrı tedavileri oldukça etkindir.

  • Bel ağrısında kaç gün yatak istirahati yapmalıyım ?

Bel ağrısında sebep fıtık dahi olsa 2-3 günün üstünde yatak istirahati artık tavsiye edilmiyor. Geçmişte sıkça uygulanan yatak istirahati ne yazık ki omurga kaslarını zayıflatıyor. Sonuçta omurganın tümünde tembellik ve zayıflığa neden oluyor. Bel ağrısının hızla tedavi edilmesi ve hızla hastanın egzersize, gündelik yaşantısına dönmesi en ideal öneridir.

  • Bel ağrısında hangi ilaçlar kullanılır ?

Genellikle bel ağrısında ve bel ağrısına neden olan hastalıkta ödem oluşması asıl faktördür. Dolayısıyla ödem giderici ilaçlar en etkili olanlardır. Antienflamatuar olarak bilinen sıkça kullandığımız bu ilaçların genç hastada kullanılmasında bir sıkıntı genellikle olmaz. Ancak aşırı kullanımında mide rahatsızlıklarına ve hatta mide kanamasına neden olabilirler. Ayrıca yaşlı hasta da bir kere kullanımında bile böbrek yetmezliği gelişebilir. Dolayısıyla bu gruptaki ilaçları 2-3 gün kullanmanıza karşın ağrı devam ediyorsa doktorunuza başvurmanız doğru olacaktır.

Yine çok kuvvetli ödem çözücü olan kortizon da etkindir. Ancak kortizonun uzun süre ağızdan veya kalçadan iğne olarak kullanılması birçok istenmeyen etkiye neden olabilir. Kemik erimesi, mide kanaması, kilo alma sorunlarına neden olabileceği için bu etkili ilacın sadece girişimsel yöntemlerle, ufak dozda ve tam hasta noktaya verilmesi tavsiye edilmektedir.

Ağrının dindirilememesi hem yaşam standartlarını bozacağı hem de beyinde istenmeyen ağrı hafızasına neden olacağı için çözüm bulunmalıdır. Opioid dediğimiz mo**rfin benzeri ilaçlar, doktor kontrolü altında bu ağrılı dönemde kullanılabilir. Doğru kullanıldığında diğer ilaçlara göre istenmeyen etkileri daha azdır. Önemli olan bu ilaçları başlayan doktorun bu konuda deneyimli olmasıdır. Ağrı bazen dayanılmayacak şiddette olabilir. Bu ağrıyı yaşamak çok daha fazla tedavi edilemez sonuçlara neden olabilir.

Parasetamol grubu ilaçlar ekinliği düşük, hafif ilaçlardır. Ancak düzenli kullanıldıklarında ve diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığında ağrı kesici etkileri artar. İstenmeyen etkileri kısmen daha az olduğu için tercih edilirler.

Kas gevşetici ilaçlar tüm omurganın kaslarını gevşeterek ilerleyen dönemde daha ciddi sorunlara neden oldukları için pek tercih edilmemelidir.

Krem, pomad tarzı ilaçlar kullanılabilir ancak etkinlikleri düşüktür.Tüm bu ilaçların gereğinden fazla uzun süre ve miktarda kullanıldıklarında vücutta (böbrek, karaciğer..) istenmeyen etkilere yol açabileceği ve önemli bir hastalığı maskeleyebileceğini unutmamak gerekir. Dolayısıyla bu ilaçların 2-3 günden uzun kullanımı doktor kontrolünde olması gerekir.

  • Korse takmalı mıyım ?

Omurga kırığı ve şiddetli omurga kaymasında korse tavsiye edilir. Ancak bel fıtığı, kireçlenme gibi birçok bel ağrısı sebebinde korse tavsiye edilmez. Sizi rahatlatıyor olsa bile korse omurganın sabitlenmesini sağlayan koruyucu bel kaslarında tembelliğe yol açar. Sonuçta bel zayıf düşer ve birçok bel hastalığına maruz kalabilir hale gelir. Çok zorunlu olmadığınız ve doktorunuz önermediği sürece korse takmayınız.

  • Yakı, sıcak, soğuk uygulama iyi gelir mi?

Lokal olarak spazmı ve ödemi çözdükleri için faydalı olabilirler. Sizin ağrınızı dindiren, size en iyi gelen bu yöntemlerden birini veya birkaçını kullanabilirsiniz. Sadece uyguladığınız yöntemin cildinize zarar vermemesine dikkat edin.

  • Fizik tedavi almalı mıyım?

Bel ve karın kaslarının kuvvetlenmesi için mutlaka egzersiz veya rehabilitasyon gereklidir. Bel ağrısında ağrılı dönemde aktif egzersiz ödemi ve dolayısıyla ağrıyı arttıracağı için önermiyoruz. Bir defa bel rahatsızlığı geçiren bir kişinin ömür boyu belini koruması, uygun egzersizleri yapması gerektiğini bilmesi gerekir. Bel hastalıklarının omurganın yapısı nedeniyle tekrarlayıcı olduğunun unutulmaması gerekir. Bel fıtığı ameliyatla alınsa dahi aynı yerden, bir üst seviyeden, bir alt seviyeden tekrarlamaya yatkındır.

  • Ameliyatsız bel ağrısı tedavisi mümkün mü?

Bugün gelişmiş ülkelerde bel hastalıklarında ameliyat ancak çok gerektikçe başvurulan bir yöntemdir. Bel fıtığında bile ameliyatın ilk olarak akla gelmemelidir. Tüm bel fıtığı hastalarının ancak %3 ü ameliyata ihtiyaç duyar. Bu nedenlerle tıbbın gelişmesi ile ameliyatsız girişimsel tedavi yöntemleri hızla gelişmekte ve bel boyun ağrılarında öncelikli tedavi yöntemi olarak yerini almaktadır. Girişimsel tedavi yöntemleri ile tedavi şansımız varsa elbette ki öncelikli tercih etmeliyiz. Unutmamalıyız ki girişimsel yöntemlerle tedavi olamazsak cerrahi şansımız var. Ancak cerrahi geçirdikten sonra tekrar cerrahi olmak gittikçe zorlaşan bir duruma neden oluyor. Tekrarlayan cerrahiler başarısız bel cerrahisi diye anılan bir duruma neden oluyor ki tedavisi girişimsel tedavilerle bile güç.

  • MR sonucuna göre ameliyat doğru mu?

MR sonucuna göre ameliyat kararı günümüzde yapılan en büyük yanlıştır. MR da çok büyük bir veya birden fazla fıtık olması hiçbir şey ifade etmez. MR da görülen fıtık bazen hastaya hiçbir zarar vermez ve ağrısının nedeni o olmayabilir. Yine bazen küçük bir fıtık omuriliğin doğuştan dar olması gibi nedenlerle cerrahi gerektirecek kadar sinir zedelenmesine neden olabilir. Muayene yapılmadan MR ile ameliyat kararı almak ciddi hatalara neden olur. Doktorunuza MR da neler gördüğünü sorabilirsiniz ama MR sonucuna göre ameliyat kararı vermesini istemeyin. Unutmayın belinizden çok defa ameliyat olma şansınız yok. Tedavi yönteminize muayene, şikayetleriniz ve MR gibi tetkik sonuçlarınızın ile karar verildiğinde inanın.

  • Ne zaman ameliyat olmalıyım?

İlaç, fizyoterapi ve doğru ellerde yapılmış girişimsel tedaviler ile yanıt alamıyorsanız veya ayak, bacakta ilerleyici güç kaybı gelişiyorsa ameliyat olmak gerekebilir. Yapılacak ameliyatın tekniğinin çok önemli olduğunu unutmayın. Bugün tercih edilen dokuya en az zarar veren kapalı ameliyatlardır. Ancak gerekiyorsa ve doğru kararsa büyük, vidalama gereken ameliyatlar öncelikli bile tercih edilebilir. Asında hastalık yoktur, hasta vardır.

Bu yazı sadece size bel ağrınız olduğunda ne yapmanız gerektiği için yol göstericidir. Asıl olan bel ağrısı ve tedavisinde profesyonel, sizi yeterince incelemiş doktorunuzun önerileridir.

Soru ve Randevularınız için Paragon iş merkezi. 1445 sk. No 2B 45/A Söğütözü  06510 Çankaya / Ankara adresinden veya 0546 285 66 46 numaralı telefondan iletişime geçebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here