Ağrı tedavisinde merak edilenler

644

Ağrı tedavisi genel anlamda iki türlü amaca hizmet eder. Birincisi adından da anlaşılacağı üzere ağrının tedavi edilmesidir. Kanser ağrısının tedavisi, trigeminal nevralji gibi bir hastalıktaki ağrının tedavisi buna örnek olarak verilebilir.

Bu uygulamalarda amaç ağrıyı ileten ilgili sinirin devre dışı bırakılmasıdır. Ağrı tedavisinde daha fazla uygulama ise ilgili patolojinin tedavisi ile ağrının rahatlatılmasıdır. Örneğin bel fıtığı tedavisinde fıtık tedavi edilerek ağrı ortadan kaldırılabilir.

Fıtığın tedavisi yapılamaz ise ağrı ortadan kalkmaz. Bel fıtığının tek tedavisi cerrahi değildir. Aslında cerrahi tedavi son seçenektir. Fıtığın veya sinire basının tedavi edilebildiği birçok ağrı tedavisi yöntemi vardır ki hepsinde amaç patolojinin tedavisidir.

Ağrı Tedavisinde Girişimsel Tedavi Yöntemleri

Ağrı tedavisinde kabaca iki tedavi yöntemi vardır. İlaç tedavileri ve girişimsel tedavi yöntemleri. Daha önceleri girişimsel tedavi yöntemleri ancak ilaç tedavisi etkin olmadığında yapılırdı. Günümüzde durum çok farklı. Bunu iki önemli nedeni var.

Birincisi ilaç tedavilerinin yetersiz kalabilmesi ve yüksek dozda uzun süre ilaç kullanımının vücuda verdiği zararların da hiç azımsanmayacak kadar fazla olması. Diğer nedeni ise girişimsel tedavi yöntemlerinin, kullanılan ekipman ve cihazların zamanla çok gelişmiş olmasıdır. Son zamanlarda fıtık, kanser, nevralji gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılan birçok teknik ve birçok cihaz geliştirilmiş ve kullanılmaktadır.

Girişimsel ağrı tedavisinde cerrahi kesi yapılmadan, özel cihazlar ile ulaşılmak istenen bölgeye ulaşılır ve tedavi edilir. Dolayısıyla ilgili tedavi sonrası hastanın gündelik hayatına dönmesi çok daha hızlı olur. Günümüzde cerrahi kesinin olmaması veya olacaksa bile küçük olması tedavi sonrası derlenmenin hızlı olması tercih nedenleridir.

Robotik cerrahi ve endoskopik cerrahilerin gelişmesinin temel nedeni de budur. Minimal invaziv tedaviler gurubunda olan girişimsel tedavi yöntemlerinin en büyük avantajı büyük cerrahi kesiye gerek olmadan benzer şekilde tedavi şansı sunmasıdır.

Tüm bu nedenlerle ilaç veya girişimsel tedavilerden hangisinin öncelikle kullanılacağı hastalığa, şiddetine, kişiye göre birçok faktör göz önüne alınarak karar verilir. Tabi ki en önemli faktör uygulayacak hekimin hangi konuda daha deneyimli olduğudur.

Nöropatik Ağrı Tedavisi

Nöropatik ağrı sinirin zedelenmesi sonucunda yanıcı, batıcı, huzursuz edici tipte ağrı ile kendini gösterir. Ağrı şiddetlidir ve ağrı uyandırmayacak bir nedenle bile ortaya çıkabilir. Örneğin bacağında nöropatik ağrısı olan bir hasta ilgili bölgeye çarşaf değse şiddetli ağrı hissedebilir.

Rüzgar teması, su teması gibi ağrıya neden olmayacak uyarılar ağrıya neden olabilir. Genellikle klasik ağrı kesiciler etkisizdir. Tanısı zordur, ihmal edilebilir ve hastanın ağrı ile yaşamak zorunda kalacağı süre uzar. Beyin sürekli, anlamsız ve şiddetli ağrı hissedeceği korkusuyla koruma mekanizmaları bulmaya çalışır.

Sonuçta ağrı beyinde hafıza oluşturur. Artık beyin her an o ağrı gelebilir kaygısındadır ve ağrıyı unutmaz. Sorun tek başına bir ağrı değil oluşan ağrı hafızası haline gelir. Kişinin depresyon eğilimi artar. Tüm bunlardan anlaşılacağı üzere nöropatik ağrı ancak multidsipliner bir yaklaşımla tedavi edilebilir.

Beslenme bozukluğunun tedavisi, psikolojik destek, kuvvetli ağrı kesiciler ve girişimsel tedavi yöntemleri tedavide genellikle birlikte kullanılır. Hatta oluşan ağrı hafızasını ortadan kaldırabilmek için epilepside kullanılan bazı ilaçlardan da faydalanmak gerekebilir.

Kanser Ağrısında Tedavi

Kanserde ağrı tedavisi kanserin tedavisi kadar önemlidir. Kanser ağrısının hiç zaman geçiremeden tedavi edilmeye başlanması gerekir. Kanser tedavi edilirse ağrı geçer düşüncesi çok hatalı bir düşüncedir.

Kanser hastasında ağrı hastayı umutsuzluğa sürükleyen en önemli faktördür. Nöropatik ağrı da olduğu gibi ağrı hafızası oluşur, hastanın psikolojisini bozar, hasta tedavi edilse de ağrı devam ederse kişi tedavi olamadığına inanır. Vücudun savunma mekanizmaları çalışamaz ve kanserin tedavisini de zorlaştırır.

Geç başlanan ağrı tedavisinin etkinliği oluşan hafıza nedeniyle yeterli olamaz. Öncelikle ilaç tedavileri başlanır, yeterli olmadığında vakit geçirmeden girişimsel yöntemlerle ağrı bölgesindeki ağrı sinirin devre dışı bırakılması hedeflenir. Pankreas kanseri gibi bazı kanserlerde girişimsel tedavi yöntemlerinin ağrı ilk başladığında planlanması modern tedavi yaklaşımıdır.

Bu kanser tiplerinde sadece ilaç tedavisi ile tedavinin devam ettirilmesi daha sonra ilaçlarla ve hatta girişimsel yöntemlerle bile tedavi edilemeyen şiddetli ağrılar ile karşılaşmamıza neden olabilir. Kanser hastasında ilk hedef ağrısız ve düzenli uykunun sağlanabilmesidir. Özetle kanser tedavisinde girişimsel ağrı tedavileri çok önemli yer tutar ve ilaç tedavisi ile birlikte, doğru zamanlama ile uygulanmalıdır.

Myofasial Ağrı Sendromu Tedavisi:

Myofasial Ağrı Sendromunu bir ağrı tipi olarak değerlendirmek hatalı bir yaklaşımdır. Sendrom denmesinin nedeni de budur. Ağrı burada sadece buz dağının görünen kısmıdır. Temel de vücudun iflas ettiğinde bir yakarışı olarak da düşünebiliriz.

Kötü ve zararlı beslenme, vücut için gerekli desteklerin alınamaması, düzensiz uyku, stresli yaşam tarzı gibi birçok faktör ile tetiklenen myofasial ağrı sendromunda da hedef ağrının değil sendromun ve neden olan faktörlerin tedavisidir.

Destek tedavinin beraberinde akupunktur, nöral terapi, davranış terapisi, egzersiz gibi birçok yardımcı tedavi yönteminden faydalanmak gerekebilir.

Ağrı Tedavisinde Akupunktur :

Akupunktur kadim bir tedavi yöntemi olmakla birlikte günümüzde yapılan bilimsel çalışmalarla da etkinliği ortaya konmuştur. Ancak tüm hastalıklarda tek başına çözüm getirmesini beklemek fazla iyimserlik olur. Nöral terapi, ozon tedavisi gibi diğer yöntemlerle birlikte kullanılabilecek bütünleyici tedavi yöntemleri olarak düşünülmesi daha doğrudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here